İhracat alanında belirtilen görüşlerin ne kadarı doğru? Düşündüklerimiz gerçeklere ne kadar yakın ne kadar uzak?

İhracat Uzmanı Murad Köşker; yapılan saptamaları engin tecrübesi eşliğinde bizimle paylaştı. Bakalım herkesin ağzında dolaşan bilgiler, düşünce ve saptamalar ne kadar doğru ?

Ülkemizde üretilen takılar, Dünyanın geniş bir coğrafyasına ulaştırılıyor. İleri teknolojinin kullanıldığı yerli üretimde artık her ülkeyle kıyasıya rekabet edebilecek ve öne geçebilecek güce, tekniğe ve tecrübeye sahibiz. Son dönemde ihracat alanında vites yükselttik. 2018 yılı kuyumculuk ihracat rakamımız 4.5 Milyar dolar oldu. İhracat konusu açıldığında belli başlı konu başlıklarıyla ilgili yorumlar yapılıyor. Herkes kendisine göre açıklamalarda bulunuyor ve farklı düşünceler ortaya çıkıyor. Biz de bu yazımızda, ihracat alanında uzun yıllara varan deneyime sahip, markası Murad Jewellery ile çok sayıda üreticimizi yurtdışındaki seçkin alıcılarla buluşturan Murad Köşker’in yorumlarına başvurduk. Bakın Murad Köşker; ihracatın en temel konularıyla ilgili yapılan değerlendirmeler hakkında neler düşünüyor ?

 

“İhracat alanında yüksek işçilikli Türk takıları kolaylıkla satılamıyor…”

Yüksek işçilikli takıların satılmaması söz konusu değildir. Pazar; özellikle yüksek işçilikli takılar arıyor. Yüksek işçilikli takı üretimi büyük bir meşakkat istiyor. Herkesin yapmadığı üretim teknikleri kullanılıyor. İhracat yapan firmalarımız doğru zamanda doğru alıcıyla buluşamadığı için ‘yüksek işçilikli takılarımız satılmıyor’ diye bir kolaycılığa kaçıyorlar. Pazar yeniliğe açıktır ve yenilik her zaman değerini bulur.

“Kalite, satış sonrası hizmet ve özgün tasarım alanlarında rekabet yerine çok daha kolay bir yol olan fiyat rekabetiyle yurtdışı pazarlarda kendimize yer açmak istiyoruz…”

Bu durum sadece sektörümüzün bir sorunu değil ülkemizin bir sorunudur. Kökeni eğitim eksikliğine kadar gider ve çok farklı sektörlerde de ihracat alanında bu sıkıntı yaşanmaktadır. Fiyat ile rekabet yapmak çok kolaydır. Fiyatı kırmak demek kendi ayağına kurşunu sıkmak demektir.

“Farklı pazarlara, uzak pazarlara ürünlerimizi sunmak ve ticaret yapmak için çok girişken değiliz….”

Doğru bir saptama. Eğer çok daha farklı pazarlara kuvvetli açılımlar yapsaydık çok daha iyi bir noktada olurduk. Esasında Dünyanın her noktasına Türk takısı gidiyor. Az sayıda, sektörümüzün duayen markalarının Dünya haritasında her yeri kendine hedef belirlediğini görüyoruz.

“İtalya ile tasarım alanında farkımız minimum seviyeye inmiştir…”

Bu sorunun sorulması ve bu konu hakkında yorum yapılması bile kıymetlidir. İtalyanların çok eskiye dayanan özgün sanat anlayışları ve hayata kreatif bakan bir yaklaşımları var. Bu farkın tamamen ortadan kalkmasını mümkün görmüyorum. Farklı olmamızda bir sakınca yok. Bir dönem bu fark çok büyük boyutlardaydı. Bu farkın kapandığını kabul ediyorum. Uzun bir dönem kopyalama, taklit etme ve esinlenme yaptık. Bunlar aradaki farkın belli ölçüde kapanmasını sağlıyor ama sizi öne geçirmiyor. Yapılmayanı yaptığınız zaman, düşünülmeyeni hayata geçirdiğiniz zaman gücü elinize alırsınız.

“İhracat alanında bakiyeli çalışma sistemini Türkler bulmuştur”

Biz bulmadık ama bu yöntemi geliştirdiğimiz kesindir. Bakiyeli çalışma büyük riskleri omuzlamak demektir. Yine uluslararası rekabette bakiyeli çalışmayı bir koz olarak kullanıyoruz. Bu konuda başımız ağrıdı ve ağrımaya devam edecek. Geçen gün Dubai’de bir firma sırra kadem bastı. 2 ton altın uçtu. Her ne kadar bu firma ağırlıklı olarak bankacılık sistemine zararı dokunsa da mutlaka sektörümüz de yara almaktadır. Her çalışmasını yazılı ve resmi yapan bankacılık sektörü böylesi bir zarara uyğuyorsa, alım satım karşılığında evrak almayan sektör mensuplarımızın çok daha büyük riskler altında olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

“Devletimizin ihracat alanında ve uluslararası fuarlara katılım ile ilgili sektörümüze büyük destek sunmaktadır.”

Devletimiz hakikaten Dünyaya örnek olacak bir destek sunuyor. İhracat yapan firmalarımıza destek konusunda bir kelime bile söylemeye hakkımız yok. Başka ülkelerdeki dostlarımız imrenerek bu durumumuzu gözlemliyorlar. Devletimize sağladığı imkanlar, teşvkiler için çok teşekkür etmeliyiz.

“İstanbul Jewellery Show çok daha iyi bir konuma gelmelidir.”

İstanbul Jewellery Show’un daha iyi olması mümkün ve böyle bir potansiyeli var. Hongkong Jewellery Show’u yapan ve şu anda Dünyanın bir numaralı kuyumculuk fuarı kabul edilen organizasyona imza atan UBM’in İstanbul Jewellery Show’u çok daha iyi yerlere çıkarma potansiyeli vardır. Sektörümüzün sivil kuruluşları, derneklerimiz ve fuar organizasyonu yapan firmalar çok daha etkin iş birliktelikleri yaparsa, fuarımız çok daha üst noktaya taşınabilir. Hepimiz elimizi taşın altına koymalı, fikirlerimizle yeni önerilerimizle katkı sağlamalıyız ve çok daha fazla biraraya gelerek iletişim kurmalıyız. Biz yeni dönemde Murad Jewellery olarak fuarımıza pırlanta ve altın kategorilerinde iki farklı stant ile katılma kararı aldık.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.