EHG’de sahte ve düşük ayarlı altına vize yok…

Sahte ve düşük ayarlı altın vakalarında yine artış gözlemliyoruz. Yaz mevsimi ile birlikte, düğünlerin de çoğalması kalpazanları harekete geçiriyor. Eren Has Group; yüksek teknolojiye sahip cihazlarıyla sahte ve düşük ayarlı altına geçit vermiyor… EHG; güvenli kıymetli maden alışverişinin vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor…

Sahte ve düşük ayarlı altın olayları her türlü önlemlere karşı piyasada görülmeye devam ediyor. Gün geçmiyor ki sahte altın haberlerini duymayalım. Kuyum sektörü tamamen güvene dayalı bir iş koluna sahip. Kuyumcuların ister istemez müşterileri karşısında düşük ayarlı veya sahte altın olaylarıyla yüzyüze gelmeleri, mesleki prestijimize zarar veriyor. Bu tip istenmeyen olaylarla karşılaşmamak için Eren Has Group; yüksek teknolojiye sahip cihazıyla, sorunu en baştan çözüyor.

Eren Has Group Genel Müdürü Kadir Eren; Alman yapımı özel lazer maden analiz cihazıyla yaklaşık 2.5 yıldır çalışmalarını sürdürdüklerini, bu dönem içinde sahte altın kabusunun kendileri için tarihe karıştığını söyledi. Ülkemizin önde gelen rafineri firmaların dan bazılarının bu cihazı kullandığını, değerli maden ticareti yapan firmaların bu cihazları kullanması gerektiğine dikkat çekti.

Kadir Eren, Bu cihazı esasında kuyumcuların bile kullanması gerektiğini ve kuyumcu mağazası açarken, bu cihazın bir demirbaş gibi mağazaya dahil olması gerektiğini vurgulayarak “Bu cihazın maliyeti oldukça yüksek, fakat birkaç sene sonra kendisine ödenen parayı çıkarıyor. Sahte ve düşük ayarlı altına en etkili çözüm. Hayat devam ettikçe bu tip olaylar devam edecek. Bu cihaza sahip olan firmalara sahte altın hiç getirmiyorlar. Çok kolay çalışan bir sisteme sahip olan bu cihazı herkes rahatlıkla kullanabilir. Hurdanın üzerine cihazı getirdiğinizde hurda altının kaç ayar olduğunu, içinde bulunan madenlerin oranını size anında iletiyor. Kullanması çok kolay olan bu cihazla, sahte altın kapımızdan giremez girse çıkamaz” diye konuştu.

Eren; sahteciliğin ve sahtekarların hayatın her anında olduğunu, mühim olan bu kişilerin sahte üretim yapamayacak duruma getirilmeleri ve bu tip olaylar karşısında kanuni cezai yaptırımların artırılması gerektiğine dikkat çekerek; “Bu olayların önüne geçmek çok zor. Öncelikle sahte altın yapan kişilere devletin cezai yaptırımları ciddi şekilde artırılmalıdır. Bunu yapacak kişiler yakalandıklarında uzun yıllar ceza alacaklarını bilmelidirler. Sektörümüz hızlı bir gelişim gösterirken ne yazık ki sepete çürük elmalarda dahil olmuştur. Bugün itibariyle sahte altın üretiminde yakalanan birçok kişi yasal boşluklardan istifade ederek ceza almadan bu olaylardan sıyrılabilmektedirler. Son yıllarda düşük ayarlı takı vakaları, sahte altından daha fazla olmaya başladı.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.